YALEYZA ŞİİRLERİ

10/4/2009 - BİR YİĞİT VARDI, ADI MUHSİN OLAN...

Kategori: makale


BİR YİĞİT VARDI

Seçimlere dört gün vardı. Kaza haberini o gün akşamüstü almıştım. Seçim telaşındaydık ve bizler o günlerde haberlere dahi bakamıyorduk. Bir dost telefonla arayarak ‘’Muhsin Başkan kaza geçirdi ve kayıp bulunamıyor’’ diyerek bizi haberdar etmişti. Hemen televizyonun başına geçerek olanı biteni anlamaya çalışmış, içime bir sızı, bir korku, düşmüş, her yanımı hüzün sarmıştı bile…

Dakikalar, saatler ilerliyor, çelişkili haberler geliyor, kazanın yeri tespit dahi edilemiyordu. Helikopterde bulunan İHA Muhabirinin, acil servisle telefon görüşmesi televizyonlarda gösteriliyordu... İki gün sonra helikopter enkazına köylüler ulaşıyordu…

Muhsin başkan ve yanındakiler Hakkın Rahmetine kavuşmuşlardı. Muhsin YAZICIOĞLU’ na yıllar var ki hep sempatiyle bakmışızdır. Arkadaşlarımızla yaptığımız siyasi yorumlarda çok zor olduğunu bilsek de MHP’ nin başına, Muhsin Başkan geçebilse baraj sorununun hiçbir zaman olmayacağını, hatta iktidara alternatif olabileceğini konuşurduk. Çünkü halkın gönlüne girebilmiş, her söylediği söze inanılacak derecede halka güven vermiş, mili ve manevi değerlere her zaman sahip çıkmış, içimizden birisi, bizlerin başkanı, abisiydi o…
İnanıyorum ki, hayatını adadığı milleti tarafından hemen her kesimce sevilip, saygı duyulmuştu. Hiç bir lider onun kadar her kesim tarafından sevilip saygı duyulmamıştı…

Hatırlıyorum, Hoca Efendiden herkesin kaçtığı, lehte bir çift söz dahi edemediği, birçok kimsenin vefasızlık örneği gösterdiği karanlık günlerde bu yiğit adam ekranlara çıkıyor bir dakika diyerek, Hoca efendiyi aslanlar gibi savunuyordu. Siyasi hayatta partisinin oy oranı düşüktü ama oy oranının çok üzerinde söz sahibiydi. Oy oranın çok üstünde sevgi, saygı duyulan bir Liderdi. Zor zamanlarda yaptığı cesur çıkışlarla olayların yönünü değiştirebilen bir gücü vardı. Onun en önemli özelliği karanlık günlerde, ülkemize korku salındığı günlerde dahi dimdik duruşuydu, hatırlıyorum, darbelerin yoğun tartışıldığı günlerde bir dakika ‘’Milletime doğrultulmuş namluya selam durmam’’ diyordu.

Yıllar önce Manisa da görev yaparken, Kültür merkezinde İl kongresine gitmiştim onu görebilmek için. Bir kaç yıl önce Ankara’da yapılan büyük kongresine sendikacı arkadaşlarla beraber gitmiştik. Kongrede konuşma sonrasında yanına giderek elini öpmeyi arzu etmiş ama nasip olmamıştı elini öpmek… Ne kadarda çok severdik mahallemizin, yiğit oğlanını, yakışıklı oğlanını, kızımızı bir türlü veremediğimiz Ülkücü camianın Muhsin Başkanını… Bir röportajında kendiside ifade ediyordu; ‘’ ben bizim mahallenin yakışıklı oğlanıyım ama kimse kızını bize vermeye yanaşmıyor ‘’diyerek sözü bizim mahallede beni çok severler, sayarlar lakin oylarını vermiyorlar demeye getiriyordu.

Hakkın rahmetine kavuşmadan bir hafta önceki konuşmasında şöyle sesleniyordu; ‘’Şimdi bakın yoldan geldik, yola gideceğiz. Hiç birimizin garantisi yok. Şurada ayakta duranın da, oturanın da garantisi yok. Yani, ruh bir saniyeliktir. Küf dedi mi gitti. Bunun da nerede geleceği, nasıl geleceği, ne şekilde yakalayacağı belli değil. Bir saniyenize bile hakim değilsiniz. Bir saniyesine bile hâkim olamadığınız, hükmedemediğiniz bir hayat için, bir dünya için, bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur. Düz yaşayacağız, düz duracağız, düz yürüyeceğiz. Dik duracağız, doğru gideceğiz. Allah’ın izniyle hayatım boyunca hep böyle gittim. Allah’ın izniyle, olsak da milletle olacağız. Olmasak da, milletle olmayacağız. Yarın ahirette Allah, bize ‘Niye iktidar olmadın’ diye sormayacak. Sorsa da ‘vermediniz’’diyeceğiz

Vefa dendi mi, cefa dendi mi, çile dendi mi gelir hemen aklıma, dik duruşlu, sözünün eri dürüst, yiğit Anadolu Alpereni… Hep millete dayalı bir milliyetçiliği savundu, hep milletinden yana oldu. Milletine karşı merhametli, babacan, yardımsever, hoşgörülü… Milletin milli manevi değerleriyle uğraşanlara, Ülkemize bölmeye çalışanlara karşı, dikti, sertti, sözünü hiçbir zaman esirgemezdi.

Hâsılı adam gibi adamdı, günümüzde nadir bulunan siyasetçilerden bir tanesiydi.
Yıllar önce Mamak cezaevinde suçsuz yere 7,5 yıl yattı. Mamak cezaevinde yazmış olduğu ‘’Üşüyorum ‘’adlı şiirde yazdıklarını yıllar sonra yaşadı. Hepimiz şahidiz ki, İnançlıydı, mümindi, sözünün eriydi, hep ülkesi, milleti için yaşadı. Zor meşaggatli şartlar altında sen milletine karşı görevini ifa ettin.
Bizlerde inanıyoruz ki, sebep ne olursa olsun ölümlü sonlu dünyada yaşıyoruz…
Ölmemeye çare yoktur. Ve gün gelecek, vakit dolacak sonsuzluğa, Yaratanımıza bizlerde ulaşacağız…
Benim çok sevdiğim, duygulanarak okuduğum, Muhsin Başkanı ve onun gibi yiğitleri hatırlatan ve hatırlatacak olan ‘’ BİR YİĞİT VARDI’’ adlı şiirle yazımı nihayetlerken, Kazada vefat eden, hakkın rahmetine kavuşan gönüldaşlara rahmet eder, yakınlarına ve Ülkücü camiaya sabırlar dilerim.

Bir yiğit vardı,
Gömdüler şu karşı bayıra
Arkadan kefenini gömleğini soydular
Aman kalkar deyip üstüne taşlar koydular
Bir yiğit vardı gömdüler şu karşı bayıra
Yiğidim hele anlatıver olup biteni
Sen dertli vatan dertli oturup ağlayalım
Ağlayıp sinelerimizi dağlayalım
Yiğidim hele anlatıver olup biteni
Ses ver yiğidim ses ver yoksa beni duymuyormusun
Asırlar varki hep hayalinle oynaşıyorum
Kalkıp geleceğin ümidiyle yaşıyorum
Ses ver yiğidim ses ver yoksa beni duymuyormusun
Sırtımda ardan bir gömlek yılların vebali
Ümitle ışıldayan gönlüm seni bekliyor
Kah göklerde uçup kah yerlerde emekliyorum
Sırtımda ardan bir gömlek yılların vebali
Her tarafta harab eller baykuşlara bayram
Köprüler yıkılmış ve yollar yolcusuz
Gelip uğrayanı kalmamış çeşmeler susuz
Her tarafta harab eller baykuşlara bayram
İradelerde çatırtı ruhlarda müthiş şok
Tarihi yağmaladı bir düzine talihsiz
Değerler altüst oldu mukaddesat sahipsiz
İradelerde çatırtı ruhlarda müthiş şok
Tıpkı rüyalarda olduğu gibi diril gel
Beyaz atın üzerinde bir sabah erken
Gözlerim kapalı ruhumda seni süzerken
Tıpkı rüyalarda olduğu gibi diril gel…












Bağlantı

9/1/2009 - EY RABBİM! İSRAİLLE SEN BAŞEDERSİN

Kategori: makale

 

EY RABBİM! İSRAİLLE SEN BAŞEDERSİN

 

Bilmem ki! ne dersiniz, ne yaparsınız  günlerdir sürüp giden ve gün geçtikce şiddet artıran, katliam yapan  İsrail terörüne, İsrail katliamına...Kaç gündür televizyon ekranlarında seyredir dururuz  Gazze nin  masum halkına, küçücük çocuklarına, kadınlarına yapılan katliamı, soykırımı  seyrediyoruz televizyon ekranlarında elimizden bir şey gelmiyor gözlerimizden süzülen yaşlardan başka ve dilimizde İsrail’in  yönetimine yaptığımız beddualarımızdan başka bir şeyler gelmiyor....

 

Hemen herkesin son günlerde İsrail de bu vahşeti yapanlara beddua ettiğini görüyorum...Dillerden eksik etmiyorlar, sesleniyolar RABLERİNE ;

 

’Ey Rabbim, kah har sıfatınla kahret bu vahşeti  yapanları, ellerinde her neleri  varsa,  al onların ellerinden her şeylerini...

 

Ey Rabbim, Dünyanın gücü yetmez bu merhametsizlere, vicdansızlara, ne iyilikten anlarlar, ne güzellikten, ne de  bir başka şeylerden...Bu millete anladığı dilden ancak sen anlatırsın...

Asırlar önce biz sahip çıkmıştık bunlara, kovulmuşlardı, mağdurlardı, kimsesizlerdi, biz insanlık  adına kabul etmiştik başka ülkeden kovulan binlercesini...

 

Ey Rabbim,  hiçbir ülke gerçek anlamda hiçbir şey yapmayacaktır.Rabbim ancak sen güç yetirirsin bu vicdansızlara, bu insafsızlara, bu merhametsizlere ancak sen güç yetirisin, senin her şeye gücün yeter...

 

Ey Rabbim senin için felaket vermek ne kadar kolay, yere yarıl dersin yer yarılıverir ve al üstünde yaşayan insanları içine dersin alıverir toprak içine...İşte o zaman ne paralarının, ne silahlarının,  güçlü olmalarının ,  nede onları destekleyenlerin hiç bir önemi kalmayacak...

Sen kimsesizlerin kimsesizin Rabbim... Filistinliler sahipsiz, Gazeliler kimsesiz onlara sahip çık ne olur Rabbim...’’

 

Ülkemizde yaşayan bir çok  insanın Rabbine böyle yakardığını düşünüyorum....Halbuki bizler millet olarak bedduayı seven bir millet değiliz....Ancak  televizyon ekranlarında yayınlananları gördükçe, bir milletin yok oluşuna şahit oldukça , soykırımın alası yapıldıkça, Dünya milletleri olarak hiçbir şey yapılamıyorsa  ‘’DURUN’’ denilemiyorsa elbette Rabbe seslenmekten başka çare yoktur demektir....


Halbuki... Yeni bir yılı , yeni umutlar, barışa, sevgiye, hoşgörüye yelken açan bir dünya özlemiyle dilek ve temennileriyle başlamıştık.Dünyanın en iyi savaş teknolojisini elinde bulunduran İsrail savaş uçaklarıyla, gazzeyi bombardımana başlamasıyla birlikte bu yılında kin nefret, garez, savaş, ölüm  gibi hal ve ahvallerle geçeceğini anlamış olduk...

 

 

İsrail bilmem ne zannediyor ki!...Bu yapılanlar yanlarına kar kalacak mıdır?.... Tek bir Arap ve hatta tek bir Müslüman kalana kadar bu savaş devam etmeyecek midir?

 

Sahi Orta doğuya barış gelir mi? Şu olanlardan sonra?...İsrail Yahudilerince kimisi anasını,babasını,  kimisi karısını, kocasını, kimisini minicik kundaktaki yavrusu katledilmiş, tüm bu acılar nasıl unutulabilir, nasıl yok sayılabilir...İsrail ne bu dünyada, ne öbür dünyada rahat yüzü görmeyecektir.Yaptıklarının hesabını er geç Rabbe verecektir.

 

Zaten gazze İsrail’in esareti altındaydı, zaten gazze açık bir hapishaneden farksızdı.Ama yaşamlarının öyle yada böyle sürüp gidiyorlardı işte...Ve bir gece başlayan ağır bombardıman gazzenin cennet çocuklarının, gazzenin kadınlarınI yıllardır olduğu gibi  yok ediyordu...

 

Ey gazze,  seni düşündükçe yüreğim kor olup yanıyor, ey gazze seni andıkca damla, damla gözyaşlarım süzülüyor yanaklarımdan....Ve o kız çocuğunun haykırışı aklıma düşüyor, gözlerimin önüne geliyor, ‘Her sabah evden çıkarken çocuklarını öpen babalar.. utanın!  Utanın!”..

Utanıyorum Gazze nin masum günahsız bebeklerini , çocuklarının fotoğraflarının gördükçe, insanlığımızdan utanıyorum Ey Gazze...

 

Ey gazzenin cennet çocukları, ey gazze’nin cennet anneleri biliyoruz hepiniz şehitsiniz , hepiniz cennetliksiniz...

 

 

Filistinli şair, Mahmud Derviş dizelerinde sesleniyordu ;

 

Kaydet! Arabım./ Kartımın numarası elli bin/ Çocuklarımın sayısı sekiz/ dokuzuncusu yolda/ Yaz sonunda burada/ kızıyormusun?

Madem öyle kaydet arabım / Kaydet ilk sayfanın ta en başına/  Nefret etmem insanlardan / Hiç kimseye saldırmam/ ama aç kalınca/ Toprağımı gaspedeni çiğ, çiğ yerim/ Kolla kendini! Kork benim açlığımdan / kork benim öfkemden/  kolla kendini....

 

 ‘’ eldi artık çekip gitme zamanınız

Nerede isterseniz orada ölün ama ölmeyin aramızda,

Yapılacak işlerimiz var toprağımızda

Burada bizimdir mazi

Bizimdir hayatın ilk sesi

Bizimdir bugün, bizimdir gelecek

Burada bizimdir dünya ahiret

Çıkıp gidin toprağımızdan

Denizimizden, karamızdan

Buğdayımızdan, tuzumuzdan, taşımızdan

Defolun her şeyimizden

Defolun

Belleğimizden anılarımızdan

Ey yürüyenler eğreti sözcğkler arasında! ‘’.....

 

 

Bağlantı

7/1/2009 - El aman, vay aman

El aman, vay aman
Sürmeli gözün, nede yaman
Sen nerden, çıktın geldin,
Kömür karası gözün,
Aman değmesin gözüme,
Sevda soluyan sözün,
Aman girmesin yüreğime
Hüzün kokan yüzün,
Aman bakmasın yüzüme...

Al gözünü, gözümden
Al gönlünü, gönlümden
Benim halim, zaten yaman
Benim sevdam aman,aman
Ben gönülden yaralıyam
Kendi kendimi paralıyam
Daha yenice çıkmışım
Ka kara sevdalardan

El aman, vay aman,
Sözlerin nede yaman
Sözlerini çek sözümden
Gözlerini gözümden,
Ellerinide ellerimden...
Bağlantı

20/8/2008 - AMAN KEDİCİK...OY KEDİCİK...

Kategori: siir

AMAN KEDİCİK, OY KEDİCİK...

İlkbaharın alaca karanlığında,

Her akşam kapıma dayanan,

Minik bir kedicik vardı,

Miyav diyen sesin de,

Bir hüzün hissedilir,

Kediciğin hüzün dolu sesi,

Sanki benim sesim gibidir,

Akşamın hüzün vaktinde

Dertleşirim minik kedicikle...

 

Bir hüzün akşamında yine,

Buluştuk bizim  kedicikle,

Zayıf, cılız bedeniyle

Tir,  tir,titreyen sesiyle,

Miyavlayarak seslenmekte,

Kedicik, yemek istemekte,

Seslenirdim kediciğe;

Kedicik ben,yalnız biriyim,

Derdi su diye içerim,

Hüznü yemek diye yerim,

Evimde yok yemeğim,

Bekle! hele bir kedicik! bekle,

Sana süt alıp, geleyim

Önüne eğilirim kediciğin,

Siyah gözlerine bakarak,

Koyarım önüne sütünü,

Dalardım hemen seyrine,

Kedicik de bulurdum kendimi...

 

Bitince kediciğin yemeği

Ses verirdim, sesine;

Ne oldu?

Kediciğim hele söyle,

Hüzünlü hallerin var,

Dertli seslerin var,

Masum ,masum duruşun var,

Ağlamaklı gözlerin var,

Ne oldu kedicik! haydi söyle

Sende kara oğlan gibi,

Her daim ağlamaklı mısın?

Kendin halinde yaşamakta mısın?

Yalnızları oynamakta mısın?...

 

Sütünü bitirirdi sessizce

Neşelenirdi birazca

Belli ki! Bizim minik  kedicik

Karaoğlan gibi kimsesizce,

Karaoğlan gibi sevgi istemekte,

Arkadaş, dost dilenmekte,

Ah! be kediciğim,Ah!

Karaoğlan sevgiye aç,

Sen sevgiye muhtaç,

Miyavla kedicikmiyavla

Oluruz birbirimize muhtaç...

 

Akşamın bir başka vaktinde,

Ezanlar namaza davet etmekte,

Minik kediciği beklemekteyim

Hazır çorba yapmaktayım,

Ne gelenim var, ne gidenim,

Gönlüme kor düşürmekteyim,

Aradığım her bir yerlerde,

Kediciği bulamamaktayım..

 

Umudum kesildi,kesilecek,

Minik Kediciğim gelmeyecek,

Gezeyim çarşı,pazarı

Dağıtayım yalnızlığımı,

Sokaklara caddelere,

Soluyayım hüzünleri…

Yürürken  kaldırımdan

Hemencik cadde  önünden

Bir araba gelip, geçmekte,

Cadde ortasında bir kediciği,

Ezerek gaza basmakta...

Hemencik koştum yola,

Kedicik kaldı öylece,

Zayıf, cılız bedeniyle,

İnim, inim inlemekte,

Canlar alıp vermekte,

Elvedalar etmekte,

Baktım kara gözüne,

Damla,damla dökmekte,

Sanki  helallik dilenmekte,

Son nefesini verdi verecek

Kara oğlana veda edecek,

Cansız bedeni,bedenimde

Kediciğim ellerimde,

Al kanları gömleğimde...

 

 

Artık beni bilmem ne keser

Kediciğe ağıt düşer,

Yüreğimde hüzün eser,

Aman kedicik!  oy kedicik!

Derdime, dert katan,

Hüznüme,hüzün koyan,

Yasıma,  yas katan kedicik!

Kara oğlanı gurbet elde,

Kimsesiz bırakan kedicik!

Nasıl alışmıştım, ben sana,

Dert bırakıp gittin  bana,

Hasretim ben artık sana,

Aman kedicik!Oy kedicik!

Beni gurbet ellerde,

Bırakıp giden Kedicik...

Bağlantı

13/8/2008 - Anlıyorum

Kategori: siir

anlıyorum...

simdi anliyorum
aylardan sonra
sözlerindeki
haklılığı
gizemi
imkansizligi
anladım simdi
yasak sevdam
yasamamali...

canımdın
cananımdın
sevincimdin
hüznümdün
şiirimdin
yüregimin
heryerindeydin
gayri resmi
sevdamdın
olmamalıydın,
hayatımın
hiçbir yerlerinde.
yaşamamalıydın..
gitmeliydin
kalmamalıydın...

gitmelisin,
evet gitmelisin artik
olmamalısın
saklanmamaısın
yüregimde...
nihayet
yoksun
vucudumun
hiç bir zerrelerinde 


Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Şiir, bir yürek kıpırtısı,bir yürek hoplaması,bir ruh heyacanı Belki! bir göz yaşı,Gözyaşının kelimelere baş kaldırışı, isyan edişi...Şiir bir hüzün şarkısı, bir dertli nağme, ağlatıcı, sızlatıcı bir kelime dizimi... > counter
counter Ziyaretçi Defterini Oku
Ziyaretçi Defterine Yaz

Son Yazılarım

BİR YİĞİT VARDI, ADI MUHSİN OLAN...
EY RABBİM! İSRAİLLE SEN BAŞEDERSİN
El aman, vay aman
AMAN KEDİCİK...OY KEDİCİK...
Anlıyorum
GÜNDEME DAİR DEĞERLENDİRMELER...
VE EY, VE EY ŞEHİDİM
LALE VE LADAN
AHDE VEFALI OLMAK…
Ve ey, ve ey Aysona
ÖRNEK ALINACAK BİR İNSAN;
KİMSE YOKMU DERNEĞİ ve GÜNEYDOĞU....
gün ola, bayram bizim bayram ola...
Bayram sabahı
acz..
yargı ecevit
simurg anka kuşu
üstad cemil meriç den
nedir anka kuşu
bir sevda vardı
kışa merhabe ederken
çaydanlık bardak
TEKNOLOJİK MSN AŞKLARI ÜZERİNE..
Ve ey, ve ey ŞEHİDİM
Bir sevda masalı vardı, adı yalan olan anlaşılmayan
< best trackerweb tracker <