5/11/2007 - TEKNOLOJİK MSN AŞKLARI ÜZERİNE..
TEKNOLOJİK MSN AŞKLARI ÜZERİNE..
Teknoloji tüm hızıyla hayatımızdaki yerini almaya devam ediyor.Son sistem televizyonlar, dvd ler, cdler internet , msn de haberleşme imkanları üstelik küçük bir kamarayla işini görüyor…Hasılı hayatın her alanında teknoloji kendini ciddi anlamda hissettiriyor.Küçücük çocukların dahi ellerinde kamera, fotoğraf makinesı, ses kaydı yapabilen cep telefonları mevcut..hatta cep telefonundan internete dahi bağlanabiliyorsunuz yada mailinize gelen e porstaları cep telefonundan alabiliyorusunuz..Belki de benim bilmediğim daha nice teknolojik imkanlar vardırd a haberim yoktur..
Aslına bakarsanız teknolojinin çeşitlerini anlatacak değilim.Zaten konumuz teknoliji değil, ama teknolijinin getirdiği belkide en büyük yenilik internet…evet konumuz internette yaşanan hayal kırıklıkları , internette birbirini görmeden , tutulan aşık olan bir insanın duygularını anlatmak istedim…ha bu arada anlatacağım internet aşk masalının bu satırın yazarıyla hiçbir alakası yoktur;
Kimi zaman yerel ve görsel basınımıza yansıyan, internette MSN dediğimiz yazılı ve görüntülü bu alemde öylesine yoğun aşklar, hayal kırıklıkları yaşanmaktadır ki tam anlamıyla dünya aleme ibretlik..İşte geçen günlerde bir öğretmen emeklisi, çocuklarını okutmuş büyütmüş ve evlendirmiş..yani anlayacağınız babalık görevini tam anlamıyla yapmıştı ve artık belkide hac yolu gözüküyordu ki…tamda karşısına internet denen bir alem çıktı ve MSN de bir güzelle tanıştı, vuruldu kaldı öylece…Belki günlerce aylarca msn de konuştular, birbirlerinin sadece gençlik yıllarında çekilmiş fotoğraflarını gördüler ve gün geldi birbirisine öyle bağlandılar ki kırk yıllık eşini kimselere haber vermeden bırakıp gitti yeni aşkıyla yaşamaya başladı.
Ve işte bakın bir başka örnek;
Anadolu illerinin birinde Üniversitede Rektör yardımcılığı yapan bir Profesör de internette msn de fotoğrafına bakarak çok güzel bir kızla tanışır.İşte günlerce konuşulur , yazılır maziden bahsedilir..mutsuzluktan ,geçimsizlikten bahsedilir…ve müteakiben cep telefonuyla konuşmalar devam eder ki ..bir bakmışım bizim koca profesör alt üst olmuştur o da bilmediği, tanımadığı ve hatta canlı olarak görmediği birine aşık olmuştur.evet efendim gel de ayıkla pirincin taşını..konuştuğu bayan ameliyat olması gerektiğini yüz milyar civarında bir paraya ihtiyaç duyulduğunu anlatır.,hesap numaraları verilir, teşekkürler, saygı,sevgi ifadeleri birbirini kovalar ve nihayetinde bizim Rektör yardımcısı da dolandırılmıştır ve dolandırıldığını çok geç anlamıştır..
Sevgili okuyucularım bu anlattığım iki misal basınımıza yansıyan iki bilinen vakıa..ya basınımıza yansımayan hayaller ,sevdalar, aşklar, şiirler, kırıklıklar, umutlar, umutsuzluklar ne olacak hadi size bir tanede kimselerin bilmediği ama benim bildiğim msn de bir sevda masalı anlatayım;
Geçen yıllarda internetle tanışan arkadaşıma msn den mail numarası almak da bana düşmüştü..arkadaşım gerçekten çok düzgün biriydi, mail numarasını alırken aman tanımadığın kimselerle özellikle de bayanlarla fazla samimi olma , konuşma diye uyarıda bulunan yine bendim…
Ama doğrusu birazda her ne yaparsa yapsın nasıl olsa bekar adam diye de aklımdan geçirmiyor değildi .Ancak onun üzülmesi beni de üzerdi.Neyse efendim bizim oğlan sitelerde boş zamanlarında, geceler boyu internete takılıp, kendi sitesini düzenlerken tabii ki bir çok kimseyle tanışmıştı, konuşmuştu ama işin doğrusu ona ilgi duyanlar olsa da o kimseye ilgi duymuyordu.Ama günün birinde e –posta sında bir resim ve not gelmişti..gelen güzel bir kızın resmiydi ondan site yapımında yardım istiyor ve hotmailini kaydetmesini talep ediyordu.Bizim oğlan yardımsever ya hemen msn sini ekledi ve daha önce şiir sitelerinden tanıştığı kızla konuşmaya , arkadaş olmaya başladılar.Kıza da site yapımında yardımcı oldu.artık kızında kendine ait özel bir sitesi vardı.Öyle ya internet aleminde özel sitesinin olması bir çok şey ifade ederdi.Bir yerin mekanın sanalda olsa sahibiydi. Kızla konuşmalar geceli ,gündüzlü devam etti..
Bir gün söyledim kendisine aman oğlum tanımadığın, bilmediğin ve hatta yüzünü dahi görmediğin birine fazlasıyla değer veriyorsun dediğimde, bana bunu da nerden çıkarıyorsun işte öylesine, sırada bir arkadaşlık demişti.Bende ona saatlerce birisiyle konuşmak, geceni gündüzüne katmak bir değerin ifadesidir demiştim.
Günler ayları kovaladı ve bizimkiler birbirine tamamen tutulur gibi oldular.Öyle olsalar da ben onların birbirini gördüğünde büyük bir hayal kırıklığı yaşayacaklarını düşünüyor ve arkadaşıma bu düşüncemi ifade ediyordum.Çünkü her ikisi de en yakışıklı en güzel, üzerinde oynanmış, makyajlanmış fotoğraflarıyla birbirini tanıyorlardı.
Ve yazı yazarken düşünülerek yazıldığı için en güzel şeyler , en güzel sözler yazılıyordu.Yüz yüze söylenemeyecek bir çok söz yazılı olarak rahatca söylenebiliyordu.Ama yüz yüze gelindiğinde her şey farklılaşıyordu.Davranışlar, mimikler, oturmalar ,kalkmalar ve ses tonları dahi çok önemli hale geliyordu.
Nihayetinde Ankara’nın Kızılay’ın göbeğindeki parkta buluşulmaya karar verildi.O gün beraber gittik ben geride kaldım onları takip edecektim.Birbirlerini elbise, gözlük tarifine göre tanıdılar.(bana çok komik geliyor gülüyordum geriden) kız valla güzel değildi üstelik yaşlıydı…ses tonu erkeksi idi, dediklerim bir, bir çıkıyordu hatta kızın saçları bile dökülüyordu…Allah’ım bir de sakın ola evlenmiş boşanmış olmasın dediğimde kız dul olduğunu arkadaşımıza ifade ediyordu.Arkadaşımda homurdanmalar daha ilk görüşmede başlanmıştı.Ama fotoğrafın böyle değildi? Ama saçların hani beline geliyordu?Kızda onda sanki aradığını bulamamışcasına bahaneler uydurmaya başlıyordu.Ama her ikisi de kültürlü okumuş, yazmış insanlardı.Medenice ayrılmasını bilmeliydiler.
Cep telefonunda arayarak bir kafede kahve ısmarlamasını söyledim.Gima’ nın üstünde onlar kahvelerini yudumlarken çok bir şey konuşmadılar .Kız parliment sigarası ikram etti.Haffifce birbirine gülümsediler ve sonunda kahkayı patlattılar….her ikisi de bu işin yanlış olduğunu ama dost arkadaş olarak kalabileceklerine karar verdiler ve ayrıldılar…
Sevgili okuyucular size üç tane internette msn üzerinden yaşanan aşklardan bahsettim..Yazı uzadığı için yaşanan hayal kırıklıklarından, üzüntülerden, sevinçlerden, heyacanlardan bahsetmek istemedim.Umarım herkesin kendince yazıdan çıkaracağı dersler vardır.
|